Bir kamu görevlisinin, idare mahkemesinin verdiği bir iptal kararını uygulaması, ancak hemen ardından aynı sonucu doğuran yeni bir idari işlem tesis ederek kararı etkisiz hale getirmesi, TCK m.257 (Görevi Kötüye Kullanma) açısından nasıl değerlendirilir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305935

Bu durum, TCK m.257/1'de düzenlenen 'icrai hareketle görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.10.2006 tarihli, 2006/4-196 E. ve 2006/204 K. sayılı kararında bu durum net bir şekilde ortaya konmuştur. Kararda, idare mahkemesi kararıyla göreve başlatılan bir memurun, aynı gün geçici görevle başka bir yere gönderilerek mahkeme kararının 'uygulanmış gibi görünüp, sonuçlarının etkisiz hale getirildiği' belirtilmiştir. Bu eylem, Anayasa m.138/son ve İYUK m.28/1'e aykırı olup, kişinin mağduriyetine neden olduğu için görevi kötüye kullanma suçunun tüm unsurlarını taşıdığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, mahkeme kararını şeklen uygulayıp, özünü ve sonucunu ortadan kaldıran eylemler, ihmali değil, icrai bir surette görevi kötüye kullanma suçunu teşkil eder. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/idari-yargi-kararlarinin-infazının-geciktirilmesi-veya-uygulanmamasi)