'Kullanma hırsızlığı' (TCK m.146) ile 'zorunluluk hali' (TCK m.147) nedeniyle hırsızlık suçunun işlenmesi arasındaki temel farkları ve hukuki sonuçlarını karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305904

Her ikisi de hırsızlık suçunda cezayı azaltan veya kaldıran haller olmakla birlikte, temel farkları failin amacında ve eylemin sebebinde yatar: 1) Kullanma Hırsızlığı (TCK m.146): Failin amacı, malı sürekli olarak mülk edinmek değil, 'geçici bir süre kullanıp zilyedine iade etmektir'. Burada failin saiki kişisel bir kullanım ihtiyacıdır. Hukuki sonucu, şikayet üzerine verilecek cezanın yarı oranına kadar indirilmesidir. Ancak, mal suç işlemek için kullanılmışsa bu hüküm uygulanmaz. 2) Zorunluluk Hali (TCK m.147): Fail, hırsızlığı 'ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için' işler. Buradaki saik, hayati veya çok önemli bir zorunluluktur (örneğin açlıktan ölmek üzere olan birinin ekmek çalması). Hukuki sonucu ise daha geniştir; olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de tamamen vazgeçilebilir. Kovuşturması şikayete bağlı değildir. Kısacası, TCK m.146'da 'iade amacı' ve 'geçici kullanım' ön plandayken, TCK m.147'de 'ağır ve acil ihtiyaç' ve 'zorunluluk' durumu esastır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tck-malvarligina-karsi-suclar/)