Çocuğun cinsel istismarı (TCK m.103) suçunda, mağdurun yaşı suçun maddi unsurudur. Failin mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğünü iddia etmesi durumunda, TCK m.30/1'in uygulanabilmesi için mahkemenin ne gibi araştırmalar yapması beklenir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305892

Failin, TCK m.103 kapsamındaki cinsel istismar suçunda mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğünü (örneğin 15 yaşından küçük mağduru 15 yaşından büyük sandığını) iddia etmesi, TCK m.30/1 kapsamında bir maddi unsur hatasıdır. Bu hatanın esaslı (kabul edilebilir) olması halinde failin kastı ortadan kalkar ve beraatına karar verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/581 ve 2013/432 sayılı kararları gibi yerleşik içtihatlarına göre, mahkemenin bu iddiayı ciddiyetle araştırması gerekir. Bu araştırma kapsamında; fail ile mağdur arasındaki tanışıklık süresi ve niteliği (arkadaşlık, akrabalık, komşuluk vb.), mağdurun fiziksel görünümünün yaşıyla uyumlu olup olmadığı (gerekirse mahkemenin gözlemi ve bilirkişi raporu), failin eğitim ve sosyal durumu, mağdurun kendisine yaşını farklı söyleyip söylemediği gibi hususlar incelenir. Failin savunması hayatın olağan akışına uygun ve tutarlı ise ve mağdurun yaşının küçük olduğunu bildiğini gösteren kesin bir delil yoksa, hata hükümlerinin uygulanması gerekir. Ancak, uzun süreli bir ilişki veya bariz fiziksel görünüm gibi durumlarda hataya düşme iddiası genellikle kabul görmez. Ayrıca, bu iddianın kural olarak fail tarafından ileri sürülmesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/hata-yanilma-ve-kacinilmaz-hata-tck-30.html)