TCK m.30/2'ye göre, 'bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen' kişinin bu hatasından yararlanması ne anlama gelmektedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun K.2013/622 sayılı kararında belirtilen 'kişiye bağlı' ve 'fiile bağlı' nitelikli hal ayrımını bu kapsamda açıklayınız.
TCK m.30/2 uyarınca, failin suçun temel şeklinin unsurlarında değil de, cezayı ağırlaştıran veya hafifleten nitelikli hallerinde hataya düşmesi durumunda, bu hatası lehine yorumlanır. Yani, bilmediği nitelikli halden sorumlu tutulmaz. Örneğin, kamuya ait olduğunu bilmediği bir banka zarar veren kişi, mala zarar vermenin nitelikli halinden (TCK m.152) değil, temel halinden (TCK m.151) sorumlu olur. YCGK-K.2013/622 sayılı kararı, bu konuda önemli bir ayrım yapar: Hata, 'kişiye bağlı' nitelikli hallerde (örneğin üstsoyu öldürme) failin lehine sonuç doğurur ve fail suçun temel halinden cezalandırılır. Üçüncü bir kişiyi öldürmek isterken hata ile babasını öldüren kişi, kasten öldürmenin temel halinden sorumlu olur. Ancak hata, 'fiile bağlı' nitelikli hallerde (örneğin yakarak öldürme) failin aleyhine sonuç doğurur. A'yı yakarak öldürmeyi planlarken hata ile B'yi yakarak öldüren kişi, nitelikli hal olan eziyet çektirerek veya canavarca hisle öldürmeden sorumlu tutulur, çünkü nitelikli hal mağdurun kimliğine değil, fiilin işleniş tarzına bağlıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/hata-yanilma-ve-kacinilmaz-hata-tck-30.html)