Hırsızlık suçu işlendikten sonra, malı geri almak isteyen mağdura karşı cebir veya tehdit kullanılması durumunda, failin eylemi yağma suçuna dönüşür mü? TCK m.148 madde gerekçesindeki 'tamamlanma anı' kriterini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305878

Bu durumda eylem yağma suçuna dönüşmez. Hırsızlık ve yağma suçları ayrı ayrı oluşur ve gerçek içtima kuralları uygulanır. TCK m.148'in madde gerekçesi bu ayrımı 'tamamlanma anı' kriteriyle netleştirmiştir. Gerekçeye göre, hırsızlık suçu, 'mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından, bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür.' Örneğin, hırsız evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibiyle karşılaşır ve ona cebir kullanırsa, hırsızlık henüz tamamlanmadığı (mal tamamen zilyedin tasarruf alanından çıkmadığı) için eylem yağmaya dönüşür. Ancak gerekçede, 'Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, artık yağma suçundan söz edilemez. Hırsızlık suçuna konu malın geri alınmasını önlemek amacına yönelik olarak kullanılan cebir veya tehdit ayrı suçların (kasten yaralama, tehdit vb.) oluşmasına neden olur.' denilmektedir. Dolayısıyla, hırsızlık tamamlandıktan sonra kullanılan cebir, yağmayı değil, bağımsız başka suçları oluşturur. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tck-malvarligina-karsi-suclar/)