Dolandırıcılık suçunu (TCK m.157) hırsızlık suçundan (TCK m.141) ayıran en temel kriter nedir? Mağdurun iradesinin bu iki suç tipindeki rolünü açıklayınız.
Dolandırıcılık ile hırsızlık suçunu ayıran en temel kriter, malın zilyetliğinin faile geçiş şekli ve bu süreçte mağdurun iradesinin rolüdür. Hırsızlık (TCK m.141) suçunda, mal, zilyedinin 'rızası olmaksızın' alınır. Burada mağdurun iradesi tamamen yok sayılır ve mal onun haberi ve rızası dışında fail tarafından ele geçirilir. Mağdurun iradesi sakatlanmamış, bypass edilmiştir. Dolandırıcılık (TCK m.157) suçunda ise, fail 'hileli davranışlarla' mağduru aldatır ve bu aldatmanın sonucu olarak mağdur, sakatlanmış iradesiyle malın zilyetliğini faile devreder. Yani, ortada bir teslim ve rıza vardır, ancak bu rıza hile ile elde edildiği için hukuken geçerli değildir. Kısacası, hırsızlıkta rıza yoktur; dolandırıcılıkta ise hile ile sakatlanmış bir rıza vardır. Mağdurun iradesi, hırsızlıkta devre dışı bırakılırken, dolandırıcılıkta suçun bir unsuru olarak kullanılır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tck-malvarligina-karsi-suclar/)