Ceza hukukunda 'şahısta hata' ile 'hedefte sapma' arasındaki temel fark nedir? TCK'nın bu iki duruma yaklaşımını ve hukuki sonuçlarını Yargıtay içtihatları ışığında karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305807

'Şahısta hata', failin eylemini yönelttiği kişinin, aslında hedeflediği kişi olmaması durumudur. Fail, A'yı öldürmek isterken, B'yi A zannederek öldürür. TCK'da ayrı bir düzenleme yoktur, TCK m.30 kapsamında (maddi unsur veya nitelikli halde hata) çözülür. Örneğin, hasmı zannıyla kardeşini öldüren kişi, kasten öldürmenin temel halinden (TCK m.81) sorumlu olur, nitelikli halden (TCK m.82/1-d) sorumlu olmaz. 'Hedefte sapma' ise, failin hedef aldığı kişi doğru olmasına rağmen, hareketin (atışın, darbenin) sapması sonucu başka birinin zarar görmesidir. Fail A'yı vurmak için ateş eder, ancak kurşun seker ve B'yi öldürür. TCK'da bu bir hata hali olarak kabul edilmez. Suçların içtimaı (fikri içtima veya gerçek içtima) kuralları uygulanır. Örnekteki fail, A'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs (TCK m.81, m.35) ve B'ye karşı olası kastla veya taksirle öldürme suçundan (olayın özelliğine göre) ayrı ayrı cezalandırılabilir. YCGK-K.2013/600 kararında da belirtildiği gibi, şahısta hatada failin iradesi yanılırken, hedefte sapmada hareket sapmaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/hata-yanilma-ve-kacinilmaz-hata-tck-30.html)