Yargıtay, ankesörlü arama kayıtlarını tek başına (yegane delil olarak) mahkumiyet için yeterli görmekte midir? Bu konudaki farklı yaklaşımları açıklayınız.
Bu konuda Yargıtay kararlarında bir gelişim ve farklılaşma gözlenmektedir. Başlangıçta Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bazı kararları, ankesörlü arama kayıtlarını yan delillerle (tanık beyanı, ikrar vb.) desteklenmesi gereken 'yan/destekleyici delil' olarak görmüştür. Ancak daha sonraki kararlarında, belirli kriterleri (arama sayısı, ardışıklık, periyodiklik, arananların rütbe denkliği vb.) karşılaması halinde bu kayıtları 'belirleyici delil' olarak nitelendirmiş ve tek başına mahkumiyet için yeterli kabul etmiştir (Y16CD, 2019/8467 E.). Buna karşın Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK 2020/52 K.) bir kararında, arama sayısı ve sıklığı yetersizse, ardışık aramanın tek başına örgütsel toplantıya katılımın göstergesi olamayacağını belirtmiştir. Dolayısıyla uygulama her somut olayın özelliğine göre değişebilmektedir.