Kasten yaralama suçunda (TCK 86), failin kullandığı saldırı aletinin 'silah' vasfını taşıyıp taşımadığı nasıl belirlenir? Yargıtay'ın 'demir kaşık' örneği üzerinden bu tanımı ve TCK'nın 6/1-f maddesindeki 'silah' kavramının genişliğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305084

Kasten yaralama suçunun 'silahla' işlenmesi (TCK 86/3-e), verilecek cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren nitelikli bir haldir. TCK'nın 6/1-f maddesi, 'silah' kavramını geniş bir şekilde tanımlar. Buna göre silah; ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, delici veya kesici aletler, boğucu, yakıcı, zehirleyici veya aşındırıcı maddeler ve son olarak 'her türlü zehirli gazlar veya sair her türlü benzeri alet ve vasıtalar' olarak kabul edilir. Bu son ifade, yaralama fiilini kolaylaştıran veya mağdurun yaşamına, vücut bütünlüğüne ve özgürlüğüne yönelik potansiyel tehlike oluşturan her türlü cismin silah vasfını taşıyabileceğini gösterir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/614 K. sayılı kararında 'demir kaşık' dahi TCK 6/1-f kapsamında silahlardan sayılmıştır. Bu durum, günlük hayatta kullanılan bir objenin dahi, kullanılış biçimine ve meydana getirdiği tehlikeye göre silah olarak kabul edilebileceğini ve dolayısıyla kasten yaralama suçunun nitelikli halini oluşturabileceğini göstermektedir (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-86-kasten-yaralama-sucu.html, Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/614).