Kasten yaralama suçunda (TCK 86) meydana gelen 'yüzde sabit iz' (TCK 87/1-c) nitelikli halinin tespiti için Adli Tıp Kurumu'nun belirlediği 'en az 6 ay geçtikten sonra muayene' kriterini ve bu kriterin gerekçesini açıklayınız. Ayrıca, Yargıtay'ın bu tür durumlarda 'eksik inceleme' ile hüküm kurulmasının bozma nedeni saymasına ilişkin yaklaşımını belirtiniz.
Kasten yaralama sonucunda 'yüzde sabit iz' oluşması (TCK 87/1-c), yaralama suçunun nitelikli hallerinden biridir ve cezanın ağırlaştırılmasını gerektirir. Yüzde sabit iz, yaralama sonucu yüzde meydana gelen daimî, sürekli izlerdir. Adli Tıp kriterlerine göre, bir yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının tespiti için muayenenin olaydan 'en az altı ay geçtikten sonra' yapılması gerekmektedir. Bunun gerekçesi, yaralanmaların ilk aşamada gösterdiği reaksiyonun zamanla değişebilmesi ve kalıcı izin ancak belirli bir iyileşme sürecinden sonra netleşebilmesidir. Bu süre geçmeden düzenlenen raporlar yeterli kabul edilmez. Yargıtay, bu kriter gözetilmeksizin veya yetersiz raporlara dayanarak hüküm kurulmasını 'eksik inceleme' olarak değerlendirir ve bozma nedeni sayar (Yargıtay 3. Ceza Dairesi 30/09/2019 T, 2019/7025 E., 2019/17191 K.). Örneğin, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 09/11/2022 T., 2022/7183 E., 2022/8747 K. sayılı kararında, olay tarihinden 6 ay geçmeden düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve vefat eden katılan hakkında dahi son halini gösteren fotoğraflarla birlikte Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiği vurgulanmıştır (or.av.tr/neticesi-sebebiyle-agirlasmis-yaralama-sucu-tck-m-87/, Yüzde sabit iz olup olmadığının olaydan en az 6 sonra değerlendirilmesi gerekir).