Basit cinsel saldırı suçunda (TCK 102/1), 'sarkıntılık düzeyinde kalması' ile 'sarkıntılık düzeyini aşması' arasındaki farkı, eylemin 'yoğunluk', 'süreklilik' ve 'ani/kesiklik' kriterleri üzerinden Yargıtay kararlarıyla örneklendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305072

TCK 102/1'in birinci cümlesi 'basit cinsel saldırı'yı, ikinci cümlesi ise daha hafif şekli olan 'sarkıntılık'ı düzenler. Temel fark, eylemin yoğunluğu, sürekliliği ve ani/kesiklik niteliğidir. 'Sarkıntılık', failin mağdura yönelik yüzeysel, geçici ve ani/kesiklik gösteren cinsel davranışlarını ifade eder, süreklilik arz etmez. Örneğin, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2019/7889 K. sayılı kararında, sanığın bir eliyle mağdurenin ağzını kapatıp diğer eliyle kalçasını okşaması şeklindeki eyleminin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı kabul edilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/14592 E., 2024/9862 K. sayılı kararında da yanağı okşama ve bacağı elleme eylemleri sarkıntılık olarak nitelendirilmiştir. Buna karşılık, 'sarkıntılık düzeyini aşan' eylemler, daha yoğun, sürekli veya kesintisiz çok sayıda eylemden oluşuyorsa basit cinsel saldırının daha ağır şeklini oluşturur (TCK 102/1, birinci cümle). Örneğin, mağdurun önce yanağını öpüp sonra vücudunu okşayıp kucağına oturtma gibi davranışlar basit cinsel saldırı kabul edilebilir (Ceza Genel Kurulu 2020/13 E., 2021/508 K.).