Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 235'te yer alan 'zorla getirme kararı'nın, müştekinin duruşmaya katılımı açısından önemini ve bu kararın uygulanmasında Yargıtay'ın pratik yaklaşımını irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #305063

CMK Madde 235'e göre, 'mağdur veya şikayetçinin şikayet dilekçesinde belirttiği adresine davaya katılması için tebligat gönderilir.' Kural olarak, müştekinin mahkemeye gitmesi ve beyanda bulunması beklenir. Eğer müşteki tebligata rağmen gelmezse, yeniden tebligat çıkarılmaz. Ancak, müştekinin mahkemede dinlenmesinin olayın aydınlatılması veya ortaya çıkması açısından zorunluluk arz etmesi ya da müştekinin olayın tek görgü tanığı olması gibi istisnai durumlarda, müşteki mutlaka mahkemede dinlenmelidir. Bu gibi hallerde, davetiye posta yoluyla tebliğ edilmesine rağmen duruşmalara katılmayan müşteki hakkında 'zorla getirme kararı' çıkarılarak polis marifetiyle mahkemeye getirilir. Uygulamada, zorla getirme kararının çoğu zaman polis tarafından sadece müştekiye bir mahkeme yazısı bırakılarak duruşmaya gitmesi gerektiğinin bildirilmesi şeklinde yerine getirildiği görülmektedir. Fiilen uygulanması gereken durumlarda ise mahkemeden zorla getirme müzekkeresinin fiilen uygulanmasına dair bir şerh düşülmesi talep edilebilir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/musteki-mudahil-sikayetci-katilan-ne-demek.html, Müşteki Mahkemeye Gitmezse Ne Olur? Zorla Getirme Nedir?).