Cinsel saldırı suçuna teşebbüsün şartlarını (TCK 35) ve 'gönüllü vazgeçme' (TCK 36) ile ilişkisini nitelikli cinsel saldırı (tecavüz) suçu örneği üzerinden açıklayınız. Yargıtay'ın bu konudaki ayırımını somut olaylarla gösteriniz.
Teşebbüs (TCK 35), failin işlemeyi kastettiği suça ilişkin icra hareketlerine doğrudan doğruya başlaması ancak elinde olmayan nedenlerle fiilini tamamlayamaması halidir. 'Gönüllü vazgeçme' (TCK 36) ise, failin suçun icra hareketlerine başladıktan sonra, elinde olmayan herhangi bir dışsal engel bulunmamasına rağmen, kendi isteğiyle ve fiilini tamamlama imkanı varken, bu fiili tamamlamaktan veya neticeyi meydana getirmekten vazgeçmesidir. Yargıtay, nitelikli cinsel saldırı (tecavüz) suçunda gönüllü vazgeçmeyi uygularken, failin icra hareketlerini tamamlamaktan, mağdurun aşılabilir mukavemeti dışında harici bir engel olmadan kendi isteğiyle vazgeçip vazgeçmediğine bakar. Örneğin, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2020/1784 K. ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2021/14270 E., 2024/8576 K. sayılı kararlarında, sanığın organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunu işlemeye engel harici bir neden olmaksızın kendiliğinden eylemine son vermesi halinde, eyleminin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs değil, vazgeçme anına kadar gerçekleşen kısmının basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu, failin kendi iradesiyle suçu tamamlamaktan vazgeçtiği durumlarda, tamamlanmış olan daha hafif suçtan sorumlu tutulması ilkesidir (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/cinsel-saldiri-sucu-sarkintilik-ve-tecav%C3%BCz-sucu-cezasi.html, Nitelikli Cinsel Saldırı Suçunda Gönüllü Vazgeçme).