Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda (TCK 87) 'gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olması' (TCK 87/1-e) ile 'çocuğunun düşmesine neden olması' (TCK 87/2-e) arasındaki farkı açıklayınız. Her iki halin failin kastı ve tıbbi değerlendirme açısından taşıdığı önemi belirtiniz.
TCK 87/1-e, kasten yaralama suçunun gebe bir kadına karşı işlenmesi halinde çocuğun vaktinden önce doğmasına neden olması halini düzenler. Bu durumda, doğum neticesinde canlı bir bebek dünyaya gelmiş olmalıdır. TCK 87/2-e ise, kasten yaralama suçunun gebe bir kadına karşı işlenmesi halinde çocuğunun düşmesine (ölü doğmasına) neden olması halini düzenler. Her iki suçun oluşabilmesi için failin mağdurun gebe olduğunu bilmesi gerekir. Temel fark, neticenin canlı doğumla sonuçlanması (87/1-e) veya ölü doğumla sonuçlanmasıdır (87/2-e). Bu durumlar, failin kastını değil, fiilin neticesinin ağırlığını etkiler. Tıbbi değerlendirme bu ayrım için kritik öneme sahiptir; Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 09/03/2020 T., 2020/1499 E., 2020/4679 K. ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 21/03/2017 T., 2016/9395 E., 2017/3090 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, plasenta dekolmanı gibi durumlarda erken doğumun veya çocuğun düşmesinin travma sonucu meydana gelip gelmediği ve hangi fıkra hükmünün uygulanacağı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan görüş alınması zorunludur.