Şikayetten vazgeçmenin hukuki niteliğini ve ceza davasına etkisini TCK Madde 73/4 ve Yargıtay kararları ışığında açıklayınız. Ayrıca, şikayetten vazgeçmeden dönülememesi ilkesini ve bu ilkenin dayandığı mantığı irdeleyiniz.
Şikayetten vazgeçme, şikayete tabi suçlarda, soruşturmayı sona erdiren, kovuşturma aşamasına geçilip ceza davası açılmışsa davanın düşmesine yol açan bir işlemdir (TCK 73/4). Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/205 E., 2022/326 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, şikayetten vazgeçme, daha önce yetkili kimse tarafından yapılmış olan şikayetin geçersiz sayılmasının muhakeme makamlarından istenmesidir. Şikayetten vazgeçme beyanı veya dilekçesi verildikten sonra, aynı fiil ile ilgili bir daha şikayetçi olma veya kamu davasına müdahil olma (katılma) mümkün değildir. Yani, şikayetten vazgeçme beyanının geri alınması veya 'şikayetten vazgeçmeden vazgeçme' mümkün değildir. Bu ilkenin mantığı, yargılamada istikrar ve hukuki kesinlik sağlamaktır. Şikayet hakkı, tek taraflı bir irade beyanıyla kullanılabildiği gibi, geri alınamaz bir şekilde tek taraflı bir irade beyanıyla vazgeçilmesi de mümkündür. Mağdurun bir kere vazgeçtiği şikayet hakkının tekrar canlandırılması, hem yargılamanın uzamasına hem de sanığın hukuki belirsizlik içinde kalmasına neden olacaktır (barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/musteki-mudahil-sikayetci-katilan-ne-demek.html, Şikayetten Vazgeçme ve Ceza Davasına Etkisi).