Çocukların cinsel istismarı suçunda (TCK 103) mağdurun yaşı konusunda hataya düşen failin TCK 30 hükümleri çerçevesindeki sorumluluğunu Yargıtay kararları ışığında değerlendiriniz.
Çocukların cinsel istismarı suçunda (TCK 103) mağdurun yaşı, suçun maddi unsurlarından biridir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2016/1236 E., 2021/360 E., 2022/363 K.) kararlarında belirtildiği üzere, fail cinsel ilişkide bulunduğu mağdurenin on beş yaşını doldurmadığı halde, on sekiz yaşını doldurduğu düşüncesiyle rızasıyla cinsel ilişkide bulunursa ve mağdurenin yaşı konusundaki hatası esaslı, diğer bir ifadeyle kabul edilebilir bir hata olursa, TCK 30/1 uyarınca suçun maddi unsurlarından olan mağdurun yaşına ilişkin bu hatasından yararlanır. Bunun sonucu olarak yüklenen suç açısından kasten hareket etmiş sayılmayacağından ve bu suçun taksirle işlenmesi hali kanunda cezalandırılmadığından beraat kararı verilmesi gerekecektir (CMK 223/2-c). Ancak, eğer fail hataya düşmese idi eylemi yine suç oluşturacaksa (örneğin, 15-18 yaş grubunda olduğunu zannettiği, aslında 15 yaşından küçük bir çocukla rızaya dayalı ilişki), bu durumda failin işlemeyi kastettiği suçtan dolayı sorumluluğu söz konusu olacaktır (TCK 104). Yargıtay, mağdurun görünüşü, eğitim düzeyi, sosyal çevresi, ve taraflar arasındaki ilişkinin süresi gibi faktörleri dikkate alarak hatanın esaslı olup olmadığını değerlendirmektedir (YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ 2011/22094 E. 2013/10790 K. ve Ceza Genel Kurulu 2016/1236, 2021/360 E., 2022/363 K.).