FETÖ üyeliği suçundan yargılanan bir sanığın, örgütün kripto haberleşme programı olan ByLock'u kullandığı tespit edilmiştir. Sanık, programı kullandığını ancak örgütsel amaçla değil, normal bir mesajlaşma programı zannederek kullandığını savunmuştur. Bu savunma TCK m. 30 kapsamında nasıl değerlendirilir?
Bu sorunun cevabı metinlerde doğrudan yer almamakla birlikte, metinlerdeki hata ve FETÖ davalarına ilişkin mantık birleştirilerek cevaplanabilir. Sanığın bu savunması, TCK m. 30/1 kapsamında bir 'maddi unsurda hata' iddiasıdır. Sanık, kullandığı aracın (ByLock) suçun (terör örgütü üyeliği) bir unsuru olan 'örgütsel iletişim aracı' niteliğini bilmediğini iddia etmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, ByLock programının münhasıran FETÖ tarafından kullanılan kripto bir haberleşme aracı olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle, bir kişinin bu programı indirip kullanması, tek başına örgütle organik bağ kurduğuna dair güçlü bir delil sayılmaktadır. Sanığın 'normal mesajlaşma programı sandım' savunması, hayatın olağan akışına aykırı ve inandırıcılıktan uzak bulunur. Çünkü programın Google Play veya App Store gibi genel platformlarda bulunmaması, özel bir link veya yöntemle yüklenmesi, kullanımının özel bir aktivasyon gerektirmesi gibi özellikleri, sanığın bu programın niteliğini bilmemesinin mümkün olmadığını gösterir. Dolayısıyla, bu hata iddiası genellikle 'esaslı' bir hata olarak kabul edilmez ve sanık TCK m. 30'dan yararlanamaz.