Sanığın, mağduru kasten yaraladıktan sonra, onun tıbbi yardım almasını engellemesi veya yardım çağırmaması, cezai sorumluluğunu nasıl etkiler?
Bu durum, sanığın TCK m. 87/4'teki (kasten yaralama sonucu ölüme neden olma) veya diğer neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerden sorumluluğunu doğurabilir. Sanığın temel eylemi kasten yaralamadır. Yaralama sonrası mağdurun kendi imkanlarıyla veya başkalarının yardımıyla kurtulabilecekken, sanığın yardım etmemesi veya yardımı engellemesi, ortaya çıkan ağır netice (örneğin ölüm veya organ kaybı) ile temel yaralama fiili arasındaki illiyet bağının değerlendirilmesinde önemli bir rol oynar. Bu durumda sanığın, ortaya çıkan ağır netice açısından en azından taksirle hareket ettiği, hatta bu neticeyi öngörüp kabullendiği (olası kast) dahi iddia edilebilir. YCGK 2022/8515 K. sayılı kararda, uyuşturucu verdikten sonra fenalaşan maktule yardım çağırmakta geciken sanığın eylemi, yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (TCK m. 98) olarak nitelendirilmiş olsa da, bu durum yaralama fiilinden sonra da kıyasen uygulanabilir ve sanığın sorumluluğunu ağırlaştırır.