FETÖ üyeliğinden yargılanan bir sanık hakkında, tanık beyanları ve ankesörlü arama kayıtları delil olarak sunulmuştur. Bu durumda ankesör delili nasıl bir rol oynar?
Bu durumda ankesör delili, Yargıtay'ın genel yaklaşımına göre 'yan' veya 'destekleyici' bir delil rolü oynar. Metindeki Yargıtay 16. CD'nin 14.12.2020 tarihli, 2020/3359 E. sayılı kararında olduğu gibi, mahkumiyetin temelini oluşturan asıl delil genellikle tanık beyanları, ikrar veya başkaca somut örgütsel faaliyetlerdir. Ankesörlü arama kayıtları ise, bu 'belirleyici' delilleri destekleyerek, sanığın örgütün gizli haberleşme ağına dahil olduğunu ve tanık beyanlarının doğruluğunu teyit eden bir kanıt olarak değerlendirilir. Bu durumda mahkeme, 'sanık hakkında beyanda bulunan ... ve ...'in beyanları da dikkate alındığında' diyerek, ankesör delilini diğer delillerle birlikte bir bütün olarak değerlendirip mahkumiyet hükmü kurar. Ankesör delilinin varlığı, tanık beyanlarının güvenilirliğini artırır.