Sanığın, mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğine dair savunması karşısında, mağdurenin tecavüze uğradığına ilişkin iddiası bulunmaktadır. Bu durumda mahkeme, delilleri değerlendirirken hangi hususları göz önünde bulundurmalıdır?
Bu durumda mahkeme, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi çerçevesinde tüm delilleri bir bütün olarak değerlendirmelidir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/6322 K. sayılı kararında benzer bir olayda şu hususlar dikkate alınmıştır: 1. **Taraflar Arasındaki İlişkinin Niteliği:** Olay öncesi ve sonrası arkadaşlık, mesajlaşma, buluşma gibi rızaya işaret edebilecek veriler. 2. **Mağdurun Beyanlarındaki Tutarlılık:** Mağdurun aşamalardaki beyanları arasında çelişki olup olmadığı. 3. **Şikayetin Zamanlaması:** Şikayetin olaydan hemen sonra mı, yoksa bir süre geçtikten ve başka bir olay (örneğin taraflar arasında çıkan bir tartışma) yaşandıktan sonra mı yapıldığı. 4. **Yan Deliller:** Tıbbi raporlarda cebir ve şiddet izlerinin olup olmadığı, tanık beyanları gibi iddiayı veya savunmayı destekleyen diğer deliller. Anılan kararda, tarafların rızaya dayalı bir buluşma geçmişi olması, mağdurun şikayetinin aralarındaki başka bir anlaşmazlıktan sonra yapılması gibi nedenlerle, rıza dışı cinsel ilişkiye girildiğine dair soyut iddia dışında kesin delil bulunmadığı sonucuna varılarak beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.