Bir kasten yaralama olayında, mağdur hakkında düzenlenen ilk raporda 'yüzde sabit iz var' denilirken, sonraki bir raporda 'yüzde sabit iz yok' denilmiştir. Mahkemenin bu çelişki karşısında ne yapması gerekir?
Mahkeme, raporlar arasındaki bu çelişkiyi gidermekle yükümlüdür. Yetersiz veya çelişkili raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemenin, dosyadaki tüm tıbbi evrakları, raporları ve varsa fotoğrafları ekleyerek, mağduru Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi'ne (genellikle 2. veya 6. İhtisas Kurulu) sevk etmesi ve yaralanmanın TCK m. 87/1-c kapsamında 'yüzde sabit iz' niteliğinde olup olmadığına dair kesin ve çelişkiyi giderici bir rapor alması gerekir. Metindeki Yargıtay 3. CD'nin 2016/238 K. sayılı kararında, mahkeme gözlemi ile adli rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için mağdurun Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi gerektiği, bu yapılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir.