Bir kavga sırasında, failin mağdura yönelik eylemi hem kasten yaralama (TCK m. 86) hem de tehdit (TCK m. 106) suçlarının unsurlarını içeriyorsa, örneğin 'bıçağı karnına dayayarak susmasını istemesi' durumunda, bu suçlar arasında nasıl bir ilişki kurulur?
Bu durumda, eğer tehdit eylemi, yaralama suçunun işlenmesi sırasında kullanılan cebirin bir parçasını oluşturuyorsa ve ondan ayrılamıyorsa, genellikle 'bileşik suç' veya 'tüketen-tükenen norm' ilişkisi gereği faile sadece daha ağır olan kasten yaralama suçundan ceza verilir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/54 sayılı kararında, sanığın mağdureyi zorla öptükten sonra, bağırması üzerine çakı bıçağını çıkarıp karnına dayayarak susmasını istemesi şeklindeki eyleminde, bıçak dayama eyleminin 'basit cinsel saldırı suçunun unsuru olduğu' kabul edilmiştir. Bu mantık kasten yaralamaya da uygulanabilir. Eğer bıçakla tehdit, yaralama fiilinin nitelikli halini (silahla işlenme) oluşturuyorsa, tehdit eylemi bu suçun içinde erir ve ayrıca tehdit suçundan ceza verilmez. Ceza, TCK m. 86/3-e uyarınca artırılarak verilir.