A, B'nin evine hırsızlık amacıyla girer. Ancak evde çalınacak bir şey bulamadan veya bir engelle karşılaşmadan, pişman olup evden çıkar. A'nın durumu TCK m. 36'daki gönüllü vazgeçme kapsamında değerlendirilebilir mi?
Bu durum, gönüllü vazgeçmeden ziyade 'işlenemez suç' veya 'suçun konusunun bulunmaması' nedeniyle teşebbüsün cezalandırılamaması hali olarak değerlendirilebilir. Metinlerde doğrudan bu konuyla ilgili bir karar olmasa da genel ilkeler şöyledir: Gönüllü vazgeçme, failin suçu tamamlama imkanı varken kendi iradesiyle bundan vazgeçmesidir. Eğer evde çalınacak hiçbir eşya yoksa, hırsızlık suçunun maddi konusu mevcut değildir. Bu durumda fail istese de suçu tamamlayamaz. Dolayısıyla, failin vazgeçmesi 'gönüllü' değil, 'imkansızlık' sebebiyledir. Eğer çalınacak eşya var ama fail 'vicdan azabı' gibi bir nedenle çalmaktan vazgeçiyorsa, bu gerçek bir gönüllü vazgeçmedir ve TCK m. 36 uyarınca teşebbüsten cezalandırılmaz. Metindeki Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2015/6276 K. sayılı kararda, sanığın spor kulübüne girdiği, içeride soba, meşrubat gibi çalınacak eşya olmasına rağmen almadan çıktığı ve hırsızlık kastıyla girdiğine dair delil bulunmadığından beraatına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kastın ispatı sorununa odaklanmakla birlikte, çalınacak eşya varken almadan çıkmanın beraate götürebileceğini göstermektedir.