Cinsel saldırı suçunun işlenmesi sırasında, suçun işlendiği süreyle sınırlı olarak mağdurun hareket serbestisinin kısıtlanması, ayrıca 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' (TCK m. 109) suçunu oluşturur mu? Yargıtay içtihatları bu konuda ne yöndedir?
Hayır, oluşturmaz. Cinsel saldırı suçu, doğası gereği mağdurun hareket serbestisine bir müdahale içerir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/291 sayılı kararında belirtildiği gibi, mağdurun hareket etme olanağının sadece cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve bu süre ile sınırlı bir zaman dilimi içerisinde ortadan kaldırılması, cinsel saldırı suçunun bir unsuru olarak kabul edilir. Bu, TCK'daki 'bileşik suç' mantığına benzer bir yorumdur. Cinsel saldırı fiilinden bağımsız, onu aşan ve süreklilik gösteren bir hürriyeti kısıtlama (örneğin saldırıdan önce veya sonra saatlerce bir yerde tutma) söz konusu değilse, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza verilmez. Fail sadece cinsel saldırı suçundan cezalandırılır.