Cinsel saldırı suçunun 'beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı' (TCK m. 102/3-a) işlenmesi bir nitelikli haldir. Sanığın, mağdurun bu durumunu bilmemesi halinde cezai sorumluluğu ne olur?
Bu durumda sanık, TCK m. 30/2'de düzenlenen 'nitelikli hallerde hata' hükmünden yararlanır. Suçun nitelikli halinin oluşması için failin, mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğunu bilmesi, yani bu nitelikli hale ilişkin kastının bulunması gerekir. Örneğin, Adli Tıp Kurumu raporunda mağdurda 'hekim olmayanlarca anlaşılamayabilecek' hafif-orta derecede zeka geriliği olduğu belirtilmişse, sanığın bu durumu bildiği kesin olarak ispatlanamadığı sürece, sanığın bu konuda hataya düştüğü kabul edilebilir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/7715 E., 2015/10174 K. sayılı kararında, bu tür bir durumda sanığın mağdurenin rızasının geçerli olduğu noktasında TCK m. 30 kapsamında hataya düştüğü gözetilerek mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Bu halde sanık, suçun nitelikli halinden değil, şartları varsa basit halinden sorumlu tutulur.