Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/2766 E. ve 2017/2464 K. sayılı kararında kira alacağı takibine ilişkin itirazın iptali davasında zamanaşımı def'inin ileri sürülme zamanı nasıl değerlendirilmiştir? HMK m.319 ve YHGK'nın 01.10.2014 tarihli kararı ışığında açıklayınız.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06.03.2017 tarihli, 2017/2766 E. ve 2017/2464 K. sayılı kararında, kira alacağı takibine ilişkin itirazın iptali davasında zamanaşımı def'inin ileri sürülme zamanı hakkında önemli bir açıklama yapılmıştır. **Genel Kural ve İstisna:** * **Basit Yargılama Usulünde Genel Kural (HMK m.319):** Basit yargılama usulünün uygulandığı davalarda (ki kira alacağı itirazın iptali davası da HMK m.316/1-ç uyarınca basit yargılama usulüne tabidir), HMK m.319'a göre savunmanın genişletilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. Dolayısıyla, normalde zamanaşımı def'inin de en geç cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerekir. * **İtirazın İptali Davalarında Zamanaşımı Def'i (İstisna):** Ancak Yargıtay, itirazın iptali davaları için bu kurala bir istisna getirmiştir. Kararda, 'Borçlunun takibe itirazında zamanaşımı def’inde bulunmuş olması halinde açılan itirazın iptali davasında aynı zamanaşımı def’ini bu davada tekrar ileri sürmesinin gerekip gerekmediği hususu açıklığa kavuşturulmalıdır.' denilmiştir. Ve şu sonuca varılmıştır: 'Zira sadece zamanaşımı def’inde bulunan borçlunun bu itirazının iptali için açılan davada, davacı, zamanaşımı def’inin yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptali davasını açtığından mahkemece zamanaşımı def’inin yerinde olup olmadığı konusu üzerinde durularak bu davada karara bağlanacaktır.' (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-319-iddia-ve-savunmanin-genisletilmesi-ve-degistirilmesi-yasagi.html) **Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Onayı:** Bu yaklaşım, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.10.2014 tarihli, 2013/17-1101 E.-2014/716 K. sayılı kararıyla da benimsenmiştir. Buna göre, genel haciz yoluyla yapılan icra takibine karşı borçlunun süresi içinde yaptığı zamanaşımı itirazı, itirazın iptali davasının temel konusunu oluşturduğundan, davalı borçlunun bu davada ayrıca (HMK m.319'daki süreye bağlı kalarak) zamanaşımı def'ini tekrar ileri sürme zorunluluğu yoktur. Mahkeme, bu konuda re'sen inceleme yapmalıdır. Bu durum, itirazın iptali davasının kendine özgü niteliğinden kaynaklanan bir istisnadır ve borçlunun usulü haklarının korunmasını amaçlar. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-319-iddia-ve-savunmanin-genisletilmesi-ve-degistirilmesi-yasagi.html)