Taksirle yaralama suçunda (TCK m.89) 'iş güvenliği uzmanı' ve 'iş müfettişi' raporlarının mahkemece kusur tespiti açısından nasıl değerlendirildiğini, Yargıtay'ın bu raporların bağlayıcılığına ve mahkemenin kendi takdir yetkisine ilişkin yaklaşımını örnekleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304221

Taksirle yaralama suçunda, özellikle iş kazaları gibi teknik bilgi gerektiren durumlarda, 'iş güvenliği uzmanı' ve 'iş müfettişi' raporları kusur tespiti açısından önemli delillerdir. Ancak, mahkeme bu raporlarla mutlak surette bağlı değildir. **Yargıtay'ın Yaklaşımı:** * **Bilirkişi Raporlarının Niteliği:** Yargılamayı gerçekleştiren hakim, bilirkişilerin belirledikleri kusurun varlığı ya da yokluğu ve kusur oranları ile bağlı değildir. Bilirkişiler, teknik belirlemeler çerçevesinde hakime yardımcı olacak ve tarafların taksirli davranışlarının ve kusur durumlarının nelerden ibaret olduğunu gösterecektir. Olayın gerçekleşme şeklini belirleme görevi de hakime aittir. (tck-madde-89-taksirle-yaralama-sucu.html, Yargıtay CGK 2018/19) * **Mahkemenin Takdir Yetkisi:** Hakim, bilirkişi raporlarını dikkate almakla birlikte, tüm delilleri (tanık beyanları, olay yeri incelemesi, belgeler vb.) kendi vicdani kanaatiyle birlikte değerlendirerek failin kusurunun bulunup bulunmadığına, varsa kusurunun ne olduğuna ve bu kusurun cezanın belirlenmesinde ne derece etkin olacağına karar verir. Bu kararını kanuni gerekçelerle açıklamalıdır. **Örnek (Yargıtay CGK 2017/549):** Sanığın sahibi olduğu iş yerinde işçinin zımpara makinesinde yaralandığı olayda: * İlk iş güvenliği uzmanı raporu: Sanık tali, katılan asli kusurlu. * Keşif sonrası iş güvenliği uzmanı raporu: Sanık asli, katılan tali kusurlu. * Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişi raporu: Sanık tam kusurlu. Bu farklı raporlara rağmen, Yargıtay, sanığın işçilere gerekli iş güvenliği eğitimini vermemesi, yeterince kişisel koruyucu malzeme temin etmemesi ve malzemelerin kullanılmasını denetlememesi nedenleriyle olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna hükmetmiştir. Bu durum, mahkemenin bilirkişi raporlarından birini veya tamamını aynen kabul etmek zorunda olmadığını, kendi delil değerlendirmesiyle sonuca varabileceğini göstermektedir. (tck-madde-89-taksirle-yaralama-sucu.html, Yargıtay CGK 2017/549)