Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 02.04.2015 tarihli, 2014/22209 E. ve 2015/11884 K. sayılı kararında, sanığın adli sicil kaydında yer alan bir önceki taksirli mahkumiyetinin HAGB uygulamasına engel teşkil edip etmediği nasıl değerlendirilmiştir? Bu durumun hukuki gerekçesini açıklayınız.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 02.04.2015 tarihli, 2014/22209 E. ve 2015/11884 K. sayılı kararında, sanığın adli sicil kaydında yer alan taksirli bir mahkumiyetin HAGB uygulamasına engel olup olmadığı tartışılmıştır. Mahkeme, sanık hakkında HAGB uygulamasına yer olmadığına karar verirken 'sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmuş olması' gerekçesini kullanmıştır. **Yargıtay'ın Değerlendirmesi ve Hukuki Gerekçe:** Yargıtay, bu gerekçeyi yerinde bulmamış ve mahkemenin kararını bozmuştur. Hukuki gerekçesi şudur: * **CMK m.231/6-a'daki Şart:** HAGB kararı verilebilmesi için CMK m.231/6-a'da açıkça 'Sanığın daha önce **kasıtlı bir suçtan** mahkûm olmamış bulunması' şartı aranmaktadır. * **Taksirli Suç İstisnası:** Bu şartın lafzına göre, sanığın daha önceden **taksirli bir suçtan** mahkum olması, HAGB uygulamasına engel teşkil etmez. Yani, sanık daha önceden adi veya bilinçli taksirle işlenmiş bir suçtan mahkum olsa bile, hakkında işlediği ikinci suçtan HAGB kararı verilebilir. (hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb.html) Dolayısıyla, Yargıtay'ın ilgili kararı, mahkemenin sanığın geçmişteki taksirli mahkumiyetini hatalı bir şekilde HAGB'ye engel olarak kabul ettiğini belirtmiş ve bu konudaki kanuni düzenlemenin (sadece kasıtlı suçların engel olduğu) titizlikle uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. (hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb.html, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 02.04.2015, 2014/22209 E. ve 2015/11884 K.)