Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/15567 E. ve 2017/1031 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, taksirle yaralama suçunda hükmolunan temel cezanın artırılmasında neden TCK m.89/3-b yerine 89/2-a maddesine göre artırım yapılması 'eksik ceza' olarak nitelendirilmiştir? Bu durumun hukuki gerekçesini açıklayınız.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/15567 E. ve 2017/1031 K. sayılı kararında, taksirle yaralama suçunda mağdurun yaralanma niteliğine göre cezanın yanlış fıkradan artırılması eleştirilmiştir. Kararda, mağdurun sol gözündeki görme işlevinin sürekli kaybına neden olacak şekilde yaralandığının belirtilmesi üzerine, bu yaralanmanın TCK m.89/3-b'de yazılı 'duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi' niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. **Hukuki Gerekçe:** * **TCK m.89/3-b:** Bu fıkra, 'duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesine' neden olunması halinde temel cezanın **bir kat artırılmasını** öngörür. * **TCK m.89/2-a:** Bu fıkra ise 'duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına' neden olunması halinde temel cezanın **yarısı oranında artırılmasını** öngörür. Kararda, ilk derece mahkemesinin, mağdurun 'görme işlevini yitirmesi' gibi daha ağır bir nitelikteki yaralanmayı, 'işlevin sürekli zayıflaması' gibi daha hafif bir nitelendirme ile TCK m.89/2-a'dan değerlendirip cezayı ½ oranında artırması 'eksik ceza' olarak nitelendirilmiştir. Doğru uygulama, TCK m.89/3-b'ye göre temel cezanın 1 kat artırılması olmalıydı. Bu durum, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, ancak kararın hatalı olduğu belirtilmiştir. Bu örnek, taksirle yaralama suçlarında yaralanmanın niteliğinin doğru tespit edilmesinin ve ilgili yasa fıkrasının doğru uygulanmasının cezanın ağırlığı açısından ne denli kritik olduğunu göstermektedir. (tck-madde-89-taksirle-yaralama-sucu.html, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/15567 E., 2017/1031 K.)