5237 sayılı TCK'nın 89. maddesindeki 'Taksirle Yaralama Suçu' ile ilgili olarak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/12895 E. ve 2017/3017 K. sayılı kararında yer alan 'bilinçli taksirle işlenen nitelikli yaralanmada vazgeçme hüküm doğurmayacağından' ifadesini şikayet şartı ve kovuşturma açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304199

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/12895 E. ve 2017/3017 K. sayılı kararında geçen bu ifade, taksirle yaralama suçunun bilinçli taksirle işlenmesi halinde TCK m.89/5'teki şikayet şartının istisnasını net bir şekilde ortaya koymaktadır. **Genel Kural:** TCK m.89/5'e göre, taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. **İstisna:** Ancak, fıkra devamında 'birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz' denilmiştir. Bu, eğer yaralanma: 1. **Bilinçli taksirle** işlenmişse, VE 2. Yaralanma **TCK m.89/1'deki basit yaralamadan daha nitelikli** bir yaralanma ise (yani TCK m.89/2 veya 89/3 kapsamına giriyorsa), bu durumda suç resen takip edilir, yani mağdurun şikayeti aranmaz. Dolayısıyla, mağdur şikayetten vazgeçse dahi, kamu davası düşmez ('vazgeçme hüküm doğurmaz'). **Kararın Somut Olayı:** Yargıtay'ın bahsi geçen kararında, sanığın 105 promil alkollü vaziyette ters şeritte seyir halinde olması ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralamaya sebebiyet vermesi (TCK m.89/2-b kapsamında) 'bilinçli taksir' olarak değerlendirilmiştir. Mağdurların şikayetçi olmaması karşısında, mahkemece bilinçli taksirle işlenen nitelikli yaralamada şikayetten vazgeçmenin hüküm doğurmayacağı gözetilerek sanığın TCK m.89/4'ten mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. (tck-madde-89-taksirle-yaralama-sucu.html, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2016/12895 E., 2017/3017 K.) Bu, bilinçli taksirle işlenen ve basit yaralamayı aşan hallerde, suçun kamu menfaatini daha ağır ihlal ettiği kabul edildiğinden, takibin mağdurun inisiyatifine bırakılmadığını gösterir.