HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararının kamu görevliliği, memuriyete giriş ve disiplin hukuku üzerindeki etkilerini Yargıtay ve Danıştay içtihatları doğrultusunda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304197

HAGB kararının kamu görevliliği, memuriyete giriş ve disiplin hukuku üzerindeki etkileri önemli ve tartışmalı bir alandır: 1. **Memuriyete Giriş ve Kamu Görevliliği:** Kural olarak, HAGB kararı kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığından ve hukuki sonuç doğurmadığından, kişinin adli sicil kaydında yer almaz. Bu durum, kişinin Devlet Memurları Kanunu (DMK) m.48/A-5'te belirtilen memuriyete giriş şartları açısından olumlu bir durum gibi görünür. Danıştay da, HAGB kararı verilmesi karşısında kişinin memur olma şartını yitirdiğinden söz edilemeyeceğine karar vermiştir. Yani, hakkında HAGB kararı verilen kişi, kanun karşısında hiç suç işlememiş gibi kabul edilerek memur olabilme şartlarını taşıdığı kabul edilmelidir. (hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb.html) 2. **Güvenlik Soruşturması:** Ancak pratikte, HAGB kararları özel bir sicile kaydedildiğinden, ilgili hakim ve savcılar haricindeki kişiler doğrudan ulaşamasa da, güvenlik soruşturmalarında bu kararların dikkate alındığı ve çoğu zaman olumsuz etki yarattığı görülmektedir. Danıştay'ın 2016/240 E., 2017/8 K. sayılı kararında, yaralama suçundan HAGB kararı verilmesinin, fiilin niteliği ve oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açmayacağı sonucuna varılarak, aksi yöndeki idare mahkemesi kararı hukuka aykırı bulunmuştur. Bu, her HAGB kararının otomatikman olumsuz sonuç yaratmaması gerektiği yönünde bir yaklaşımı göstermektedir. (hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb.html) 3. **Disiplin Hukuku:** DMK m.131/1-2'ye göre, memur hakkında ceza kovuşturması başlatılmış olması disiplin kovuşturmasını geciktirmez ve memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması disiplin cezasının uygulanmasına engel olmaz. HAGB kararı, disiplin soruşturması açısından delil niteliğindedir. Ceza mahkemesinin HAGB kararıyla sanığın fiili işlediği tespit edilmiş olur. Bu durumda idare, bu kararı ve dosyadaki delilleri ışığında disiplin soruşturmasını sonuçlandırmak zorundadır. Ancak, HAGB kararı kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığından, her durumda mutlaka disiplin cezası verilmesi gerektiği düşünülmemelidir; disiplin makamı kendi takdirini kullanır. (hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb.html)