İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin (İHAM) Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında ByLock deliline ilişkin değerlendirmelerini özetleyiniz. Bu kararın, Yargıtay'ın ByLock'a ilişkin önceki istikrarlı içtihadından hangi noktalarda farklılaştığına veya ek yaklaşımlar getirdiğine değininiz.
İHAM'ın 26 Eylül 2023 tarihli Yüksel Yalçınkaya/Türkiye (15669/20 Başvuru numaralı) kararında ByLock delili şu şekilde değerlendirilmiştir: * **Münhasırlık İddiasının Sorgulanması:** İHAM, 'ByLock' adlı haberleşme programının FETÖ'nün münhasıran kullandığı bir haberleşme vasıtası olduğunun ispatlanamadığını belirtmiştir. Programın açık kaynaklardan indirilebildiği ve benzersiz olduğu iddia edilen özelliklerinin aslında yaygın olarak bulunan bazı uygulamalar tarafından da paylaşıldığına dikkat çekmiştir. * **Somut Tespit Gerekliliği:** İHAM, ByLock'un FETÖ mensupları tarafından yoğun şekilde kullanıldığı tespit edilse de, bu tespitin somut şekilde yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Sırf CGNAT (HIS) ve HTS kayıtları ile kolluk tarafından hazırlanan tespit ve değerlendirme raporunun örgüt üyeliğinin ispatı bakımından yeterli olmayacağını belirtmiştir. * **Kullanım İçeriği ve Bağlantı:** Savunmasında suçunu inkar eden fail bakımından, haberleşme programını kullandığı kişilerin kimler olduğunun belirlenmesi, bu kişilerle irtibatların tespit edilmesi veya görüşme ve mesaj içeriklerinin elde edilmesi suretiyle bir sonuca varılması gerektiğini belirtmiştir. * **Delilin Başlangıç Niteliği:** Kararın 259. paragrafında, ByLock'un sıradan bir ticari mesajlaşma uygulaması olmadığı ve kullanımının 'ilk bakışta' Gülen hareketi ile bir tür bağlantıya işaret edebileceği, ancak başka delillerle desteklenmesi halinde mahkumiyete esas alınabilecek delillerden olabileceği ifade edilmiştir. (sen.av.tr/tr/makale/21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti.html) **Yargıtay İçtihadından Farklılaşma/Ek Yaklaşımlar:** İHAM'ın bu kararı, Yargıtay'ın (özellikle Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli kararıyla istikrar kazanmış) ByLock'u 'tek başına belirleyici delil' sayan önceki içtihadından farklılık göstermektedir. İHAM, ByLock'u tek başına 'kimlik kartı' gibi görmeyip, somut içerik ve başka delillerle desteklenme zorunluluğunu vurgulamaktadır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 21.11.2023 tarihli kararı, bu İHAM kararına paralel olarak, sırf ByLock uygulamasının yüklü olmasını örgüt üyeliği için yeterli görmeyerek, uygulamanın hangi amaçla ve kimlerle kullanıldığının tespitinin zorunluluğunu ve örgütsel bir içeriğin veya başka bir delilin varlığını aramıştır. (sen.av.tr/tr/makale/21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti.html)