6100 sayılı HMK'nın 316. maddesi uyarınca iş mahkemelerinde 'basit yargılama usulü' uygulanır. Bu usulün, HMK m. 319'daki iddianın genişletilmesi yasağı kuralı göz önüne alındığında, davacı vekili için ne gibi bir sonuç doğurduğu HMK gerekçesinde nasıl açıklanmıştır?
HMK m. 319'un gerekçesinde, basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi yasağının dava açılmasıyla başlamasının, bu usulün daha hızlı ve pratik olma amacından kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu durumun davacı ve vekili için doğurduğu sonuç ise şudur: 'Bu sebeple, basit yargılama usulüne tâbi dava ve işlerde taraflar daha dikkatli davranmalı, talep ve savunmaları konusunda daha titiz olmalıdırlar.' Yani, davacı taraf, davanın en başında, dava dilekçesinde tüm maddi vakıaları eksiksiz olarak ileri sürmek ve talep sonucunu net bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı yargılama usulündeki gibi dilekçeler teatisi sırasında iddialarını serbestçe değiştirme imkanı olmadığı için, baştan yapılacak bir eksiklik veya hata, sonradan ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati gibi istisnai yollarla düzeltilebilir. Bu da davacının dava hazırlık sürecinde çok daha özenli olmasını gerektirir. (Kaynak: hmk-madde-319-iddia-ve-savunmanin-genisletilmesi-ve-degistirilmesi-yasagi.html)