Bir askerin, görev sırasında silah kullanması sonucu bir ölüm meydana gelmiştir. Olayın TCK m. 27/2 (meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla aşılması) kapsamında olup olmadığı değerlendirilirken, failin asker olmasının ne gibi bir etkisi vardır?
Failin asker olması, TCK m. 27/2'nin uygulanmasında hem lehine hem de aleyhine yorumlanabilecek bir durum yaratır. Aleyhine Yorum: Bir askerin, sivil bir vatandaşa göre daha eğitimli, soğukkanlı ve stres yönetimi konusunda daha yetkin olması beklenir. Bu nedenle, sıradan bir vatandaş için 'mazur görülebilecek' bir heyecan, korku veya telaş, profesyonel bir asker için mazur görülmeyebilir. Mahkeme, askerden daha yüksek bir metanet ve orantı standardı bekleyebilir. Lehine Yorum: Askerin görevinin doğası gereği sürekli bir tehlike ve tehdit algısı içinde olması, özellikle terör veya sınır bölgelerinde görev yapıyorsa, maruz kaldığı saldırıyı daha ciddi algılamasına neden olabilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazında belirtildiği gibi, 'içinde bulunulan ortam, kalabalık göçmen grubu, içlerinden birinin vaki saldırısı, gece olması olguları' askerin sübjektif korku ve telaşını artırıcı unsurlar olarak değerlendirilebilir. Sonuç olarak, mahkeme, askerin aldığı eğitim ile olayın somut koşullarının yarattığı psikolojik baskıyı bir arada değerlendirerek bir sonuca varacaktır. (Kaynak: askerin-silah-kullanma-yetkisi-ve-siniri/)