Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 21.11.2023 tarihli kararında, ByLock kullanan sanığın beraatine karar verilmesinin temelinde, programın 'kişisel ve ailevi bir saikle' kullanıldığı tespiti yatmaktadır. Bu tespit, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun hangi unsurunun eksik olduğu anlamına gelmektedir?
Bu tespit, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun manevi unsurunun, yani 'özel kast'ın eksik olduğu anlamına gelmektedir. Silahlı terör örgütü üyeliği suçu (TCK m. 314), genel kastla işlenebilen bir suç değildir. Failin, katıldığı yapının bir silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi (genel kast) yeterli değildir; aynı zamanda bu örgüte, örgütün amaçladığı suçları işleme gayesiyle (özel kast) dahil olması gerekir. Yargıtay kararında, sanığın ByLock'u örgütsel bir amaçla değil, tamamen kişisel ve ailevi bir nedenle kullandığının anlaşılması, sanıkta bu 'örgütsel amaçla hareket etme' özel kastının bulunmadığını göstermektedir. Özel kast olmayınca, suçun manevi unsuru oluşmamış sayılır ve bu durum beraat kararı verilmesini gerektirir. (Kaynak: 21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti.html)