Bir sanık hakkında hem görevi yaptırmamak için direnme (TCK m. 265) hem de hakaret (TCK m. 125) suçlarından mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli, TCK m. 53'e ilişkin iptal kararının bu hüküm üzerindeki etkisi nedir?
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı, TCK m. 53'ün, belirli hakları kullanmaktan 'süresiz' olarak yoksun bırakmaya ilişkin bazı hükümlerini iptal etmiştir. İptal öncesi uygulamada, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, sanık belirli haklardan (seçme seçilme, velayet, vakıf yöneticiliği vb.) süresiz olarak yoksun bırakılabiliyordu. AYM, bu süresiz yoksunluğun ölçülülük ilkesine aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu karardan sonra, mahkemelerin TCK m. 53 uyarınca hükmettiği hak yoksunlukları, sadece mahkum olunan hapis cezasının 'infazı tamamlanıncaya kadar' devam eder. Yargıtay'ın ilgili kararında (16. CD, 2017/1009 E.) belirtildiği gibi, bu iptal kararının TCK m. 53'ün uygulanması yönünden 'infaz aşamasında gözetilmesi' mümkündür. Yani, mahkeme kararında eski hükme göre bir hak yoksunluğu belirtilmiş olsa bile, infaz savcılığı bu süreyi cezanın infazı ile sınırlı tutmak zorundadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-215-sucu-ve-sucluyu-ovme-sucu.html)