HAGB kararının denetim süresi sonunda düşme kararı verilebilmesi için, sanığın 'denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranması' şartı aranır. Sanık, kendisine yüklenen eğitim programına devam etme yükümlülüğünü geçerli bir mazereti (örneğin ciddi bir hastalık) nedeniyle yerine getiremezse, bu durum yükümlülüğün ihlali sayılır mı?
Bu durum, mahkemenin takdirine bağlıdır. CMK m. 231/11, 'kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek...' ifadesiyle mahkemeye bir takdir yetkisi tanımaktadır. Sanığın yükümlülüğü yerine getirememesinin nedeninin, kendi kusurundan kaynaklanmayan, 'mazur görülebilir' bir sebebe (ciddi hastalık, ailevi bir zorunluluk vb.) dayanması halinde, mahkeme bunu bir ihlal olarak görmeyebilir. Mahkeme, sanığın iradesi dışında gelişen bu durumu değerlendirerek, ya denetim süresini uzatabilir, ya yükümlülüğü değiştirebilir ya da sanığın kusurlu olmadığına kanaat getirerek denetim süresi sonunda yine de düşme kararı verebilir. Önemli olan, sanığın yükümlülüğe kasten ve keyfi olarak aykırı davranıp davranmadığıdır. (Kaynak: hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb/)