Bir askerin, sınır devriyesi sırasında kaçak göçmenlere kılavuzluk yapan maktulün saldırgan tavırları üzerine onu süngü ile yaralayarak ölümüne neden olduğu olayda, Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Dairenin iki üyesi arasında ortaya çıkan karşı oyun temelindeki görüş ayrılığı nedir?
Görüş ayrılığının temeli, sanığın kastının nitelendirilmesine ilişkindir. Daire çoğunluğu, eylemin 'tahrik altında kasten öldürme' (TCK m. 81, 29) suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Bu görüşe göre, sanığın süngü gibi öldürücü bir silahı maktulün göğüs bölgesine saplaması, öldürme kastının varlığını göstermektedir. Karşı oy kullanan üyeler ise, eylemin 'haksız tahrik altında kasten yaralama sonucu ölüm' (TCK m. 87/4, 29) suçunu oluşturduğu düşüncesindedir. Karşı oyun gerekçeleri şunlardır: olayın ani gelişmesi, sanığın maktulü tanımaması, sanığın önce yumruk kullanarak kademeli güç uygulaması, maktulü defalarca 'Dur' diyerek uyarması, olay yerindeki diğer 26 kaçak mültecinin varlığının yarattığı endişe ve sanığın tek darbe vurduktan sonra kanı görünce eylemine devam etmemesi. Bu unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye değil, yaralamaya yönelik olduğu, ancak bu yaralama eyleminin sonucunda öngörülemeyen ölüm neticesinin meydana geldiği savunulmuştur. (Kaynak: askerin-silah-kullanma-yetkisi-ve-siniri/)