Yargıtay'ın ByLock deliline ilişkin yaklaşımında, sanığın bu programı 'örgüt talimatı ile' bu ağa dahil olduğunun tespiti neden önemlidir? Bir kişinin ByLock'u kendi inisiyatifiyle, merak veya başka bir nedenle yüklemesi durumunda hukuki sonuç değişir mi?
Yargıtay'ın yaklaşımında, sanığın ByLock'u 'örgüt talimatı ile' kullandığının tespiti, suçun manevi unsurunun, yani 'bilerek ve isteyerek' örgütün hiyerarşik yapısına dahil olma kastının ispatı açısından önemlidir. Yargıtay, ByLock'u sadece bir iletişim aracı olarak değil, aynı zamanda örgütsel bir tavır ve örgüte bağlılık göstergesi olarak görmektedir. Bu ağa 'örgüt talimatı ile' girilmesi, kişinin örgütsel disiplini ve hiyerarşiyi kabul ettiğinin bir kanıtı olarak değerlendirilir. Bir kişinin ByLock'u, örgütsel bir amaç veya talimat olmaksızın, tamamen kişisel merak veya başka bir nedenle yüklediğini ve kullandığını somut delillerle (örneğin mesaj içerikleri, kişi listesi) ispatlaması durumunda, hukuki sonuç değişir. Yargıtay 3. CD'nin 21.11.2023 tarihli kararında olduğu gibi, programın örgütsel saikle kullanılmadığı anlaşıldığında, örgüt üyeliği suçunun manevi unsuru oluşmayacağından beraat kararı verilmesi gerekir. (Kaynak: 21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti.html)