Bir sanık, katıldığı bir gösteride attığı sloganlar veya taşıdığı pankart nedeniyle TCK m. 215'ten (suçu ve suçluyu övme) yargılanmaktadır. Mahkeme, bu eylemin suç oluşturup oluşturmadığını değerlendirirken hangi unsurları analiz etmelidir? 'Açık ve yakın tehlike' testi bu analizde nasıl bir rol oynar?
Mahkeme, bu tür bir eylemi değerlendirirken AİHS m. 10 ve Anayasa m. 26'da güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile kamu düzeninin korunması arasında bir denge kurmalıdır. Analiz şu unsurları içermelidir: 1) İfadenin İçeriği: Slogan veya pankartın içeriği, doğrudan şiddeti, silahlı direnişi veya isyanı teşvik ediyor mu? Bir suç veya suçlu övülüyor mu? Nefret söylemi içeriyor mu? 2) Bağlam: Eylemin yapıldığı yer, zaman ve ortam. (Örn: Barışçıl bir gösteri mi, yoksa gergin bir atmosfer mi?) 3) Failin Kimliği ve Konumu: İfadeyi kullanan kişinin toplum üzerindeki etkisi (bir siyasi lider mi, sıradan bir vatandaş mı?). 'Açık ve yakın tehlike' testi bu analizde kilit bir rol oynar. Bu test, ifadenin soyut bir tehlike yaratmanın ötesinde, somut, elle tutulur ve yakın bir zamanda kamu düzenini bozma potansiyeli taşıyıp taşımadığını ölçer. Yargıtay'ın da benimsediği bu teste göre, eğer ifade şiddete doğrudan bir çağrı içermiyorsa ve olaysız dağılan bir toplantıda dile getirilmişse, 'açık ve yakın tehlike'nin oluşmadığı kabul edilerek eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına karar verilebilir. (Bkz. Yargıtay 3. CD, 2022/39452 E.) (Kaynak: tck-madde-215-sucu-ve-sucluyu-ovme-sucu.html)