Bir sanığın 'suçu ve suçluyu övme' (TCK m. 215) eylemi, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi kapsamında korunan 'ifade özgürlüğü'ne bir müdahale teşkil edebilir. AİHM ve Yargıtay içtihatlarına göre, ifade özgürlüğünün bu suç bağlamında sınırlanabilmesi için övülen ifadenin hangi nitelikleri taşıması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304047

AİHM ve bu içtihatları benimseyen Yargıtay kararlarına göre (örn. Yargıtay 8. CD, 2016/10135 E.), ifade özgürlüğü sadece toplumun geneli tarafından kabul gören veya zararsız sayılan düşünceler için değil, aynı zamanda devleti veya toplumun bir kesimini 'rahatsız eden, şok edici veya endişe verici' fikirler için de geçerlidir. Ancak bu özgürlük mutlak değildir. Suçu ve suçluyu övme suçu bağlamında bir ifadenin bu korumanın dışına çıkıp cezalandırılabilmesi için, ifadenin şu nitelikleri taşıması gerekir: a) Şiddeti bir araç olarak öngörmesi veya şiddete başvurmayı meşru göstermesi, b) Kişileri veya grupları hedef göstererek kanlı bir intikam veya nefret söylemi içermesi, c) Silahlı direnişe veya isyana açıkça teşvik etmesi, d) İnsanda saldırgan duygular uyandırarak şiddetin doğmasına uygun bir ortamı kışkırtması. Eğer bir ifade bu 'şiddete teşvik' veya 'nefret söylemi' unsurlarını içermiyorsa, sadece rahatsız edici veya marjinal bir görüşü yansıtıyorsa, ifade özgürlüğü kapsamında kalır ve TCK m. 215'in unsurlarını oluşturmaz. (Kaynak: tck-madde-215-sucu-ve-sucluyu-ovme-sucu.html)