Sanığın kasten yaralama eylemi sonucunda, mağdurda önceden var olan ancak sanık tarafından bilinmeyen kronik bir kalp rahatsızlığı tetiklenmiş ve mağdur kalp krizi geçirerek yaşamını tehlikeye sokan bir duruma girmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2015/3550 sayılı kararına göre, sanığın cezai sorumluluğu TCK m. 87 (Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama) kapsamında mı, yoksa TCK m. 89 (Taksirle Yaralama) kapsamında mı değerlendirilmelidir?
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin ilgili kararına göre, bu durumda sanığın sorumluluğu TCK m. 89 (Taksirle Yaralama) kapsamında değerlendirilmelidir. Kararda, TCK m. 23'te düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçtan sorumluluk için, meydana gelen ağır netice bakımından failin en azından taksirle hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sanığın, mağdurun önceden var olan hastalığını bilmediği durumda, kasten basit bir yaralama eyleminin kalp krizi gibi ağır bir sonuca yol açacağını öngörmesi beklenemez. Ancak, mağdurun yaşı gibi faktörler dikkate alındığında, eyleminin bir zarara yol açabileceğini objektif olarak öngörebilir durumda olduğu kabul edilir. Bu durum, 'basit taksir' olarak nitelendirilir. Yargıtay, sanığın eylemi ile ağır netice arasında illiyet bağı bulunsa da, sanığın kastı yaralamaya yönelik olduğu ve ağır neticeyi öngöremediği (veya bilmediği) için, eylemin 'basit taksirle yaralama' (TCK m. 89/1 ve nitelikli hali olan 89/2-e) suçunu oluşturacağını belirtmiştir. Eğer sanık mağdurun hastalığını bilseydi, bu durumda 'bilinçli taksirle yaralama' (TCK m. 22/3) söz konusu olacaktı. (Kaynak: tck-madde-89-taksirle-yaralama-sucu.html)