Bir sanığın ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilmiş ancak hem kendisi hem de görüştüğü tespit edilen tek kişi olan eşi, programı sadece aralarındaki özel ve ailevi iletişim için kullandıklarını, örgütsel bir amaçlarının olmadığını savunmuşlardır. Mesaj içerikleri de bu savunmayı doğrular niteliktedir. Bu durumda sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçu sabit olur mu? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 21.11.2023 tarihli kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304045

Bu durumda sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçu sabit olmaz. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 21.11.2023 tarihli, 2023/17048 E. sayılı kararında tam da bu durum ele alınmıştır. Daire, ByLock'un varlığının tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığını, programın 'örgütsel bir amaca yönelik' ve 'örgütsel gizliliği sağlamak amacıyla' kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda, sanığın programı sadece eşiyle kişisel ve ailevi iletişim için kullandığının mesaj içerikleriyle sabit olması, rehberinde başka kimsenin bulunmaması ve örgütsel bir kod adı kullanmaması gibi hususlar, eylemin örgütsel saikle yapılmadığı yönünde sanık lehine bir şüphe oluşturmuştur. Bu nedenle Daire, örgütle organik bağın ve suç kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiş, mahkumiyet kararını bozmuştur. (Kaynak: 21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti.html)