Bir trafik kazası sonucu mağdurun 'yüzünde sabit iz' (TCK m. 89/2-d) kalıp kalmadığının tespiti ne zaman yapılmalıdır? Mahkemenin, olayın hemen sonrasında alınan rapora dayanarak bu konuda karar vermesi usulen doğru mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304039

Usulen doğru değildir. Yüzdeki bir yaranın 'sabit iz' niteliğinde olup olmadığı, yaranın iyileşme sürecinin tamamlanmasından sonra kesin olarak belirlenebilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu tür yaralanmalarda mahkemenin, Adli Tıp Kurumu'ndan veya yetkili bir sağlık kuruluşundan, yaranın iyileşmesi için makul bir süre (genellikle olaydan en az 6 ay sonra) geçtikten sonra alınacak kati bir raporla 'yüzde sabit iz' kalıp kalmadığını tespit ettirmesi gerekir. Olayın hemen sonrasında alınan geçici raporlara dayanılarak bu nitelikli halin uygulanması veya uygulanmaması, eksik inceleme nedeniyle bozma sebebi sayılmaktadır. (Bkz. Yargıtay 12. CD, 2016/3080 E., 2018/192 K. kararında geçen 'yüzde sabit iz tayini için 6 ay sonra kontrol muayenesi' ifadesi) (Kaynak: tck-madde-89-taksirle-yaralama-sucu.html)