İcra takibine itiraz ederken zamanaşımı def'inde bulunan borçlu, alacaklının açtığı itirazın iptali davasında bu def'ini süresi içinde (cevap dilekçesiyle) yeniden ileri sürmek zorunda mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımının gerekçesi nedir?
Hayır, zorunda değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/2766 E. sayılı kararında da atıf yapıldığı üzere, itirazın iptali davası, takip hukukuna özgü bir davadır ve konusunu, borçlunun icra takibine yaptığı itirazların haksızlığının tespiti oluşturur. Borçlu, icra dosyasına süresinde yaptığı itirazla zamanaşımı def'ini ileri sürerek takibi durdurmuştur. Alacaklı, bu itirazın kaldırılması için dava açtığında, davanın temelini zaten borçlunun bu itirazı oluşturmaktadır. Mahkemenin görevi, alacaklının talebi doğrultusunda, borçlunun icra takibinde ileri sürdüğü zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığını incelemektir. Bu nedenle, borçlunun aynı def'iyi itirazın iptali davasında ayrıca ve usulüne uygun (cevap dilekçesiyle) tekrar ileri sürmesi gerekmez. Mahkeme, icra dosyasındaki itirazı dikkate alarak zamanaşımı hususunu re'sen incelemelidir. (Kaynak: hmk-madde-319-iddia-ve-savunmanin-genisletilmesi-ve-degistirilmesi-yasagi.html)