TCK m. 27/1 ve TCK m. 27/2'de düzenlenen 'sınırın aşılması' halleri arasındaki temel fark nedir? Her iki durumda da faile uygulanacak hukuki sonuç aynı mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304018

İki fıkra arasındaki temel fark, sınırın aşılmasındaki sübjektif durum (manevi unsur) ve uygulandığı hukuka uygunluk nedenidir. TCK m. 27/1, genel bir düzenleme olup tüm ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde (meşru savunma, zorunluluk hali, kanun hükmünü icra vb.) sınırın 'kast olmaksızın' (yani taksirle) aşılması halini düzenler. Bu durumda, eğer fiilin taksirli hali de kanunda suç olarak tanımlanmışsa, faile taksirli suç için öngörülen cezadan indirim yapılarak ceza verilir. TCK m. 27/2 ise, sadece 'meşru savunma' haline özgü, özel bir düzenlemedir. Burada sınırın aşılması, 'mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan' kaynaklanmaktadır. Bu durum, failin kusur yeteneğini tamamen ortadan kaldıran bir hal olarak kabul edilir. Dolayısıyla hukuki sonuçları farklıdır: TCK m. 27/1 uygulandığında faile indirimli ceza verilirken, TCK m. 27/2 uygulandığında faile 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı (CMK m. 223/3-c) verilir. (Kaynak: askerin-silah-kullanma-yetkisi-ve-siniri/)