Basit yargılama usulünün uygulandığı bir iş davasında, davalı vekili cevap dilekçesini süresinde vermiş ancak zamanaşımı def'inde bulunmamıştır. Ön inceleme duruşmasında zamanaşımı def'inde bulunmak istemiştir. Davacı tarafın bu talebe açıkça muvafakat etmemesi durumunda, mahkemenin bu def'i dikkate alması mümkün müdür? HMK'nın ilgili maddelerine atıfla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304005

Mümkün değildir. 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, iş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanmaktadır (HMK m. 316). HMK m. 319 uyarınca, basit yargılama usulünde 'savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.' Zamanaşımı def'i bir ilk itiraz olmamakla birlikte, savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamındadır. Davalı, cevap dilekçesinde bu def'i ileri sürmediği için, sonradan ileri sürmesi savunmanın genişletilmesi anlamına gelir. HMK m. 141/2 uyarınca, savunmanın genişletilmesi ancak davacının 'açık muvafakati' ile mümkündür. Davacının açıkça muvafakat etmediği durumda, mahkemenin süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı def'ini dikkate alması usule aykırıdır. 1086 sayılı HUMK dönemindeki 'suskun kalmanın zımni kabul sayılması' uygulaması, HMK ile terk edilmiştir. (Kaynak: hmk-madde-319-iddia-ve-savunmanin-genisletilmesi-veya-degistirilmesi-yasagi.html, Yargıtay 9. HD, 2017/3834 E.)