TCK m. 89/5 uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Ancak bu kuralın istisnası nedir? Bir trafik kazasında 123 promil alkollü olan sürücünün, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, diğer bir kişinin ise kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu bir olayda, mağdurların tamamının şikayetçi olmaması durumunda sanığın cezai sorumluluğu nasıl şekillenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #304002

TCK m. 89/5'e göre taksirle yaralama suçunun takibinin şikayete bağlı olması kuralının istisnası, suçun 'bilinçli taksirle' işlenmesi ve yaralamanın TCK m. 89/1 kapsamı dışında (yani nitelikli hallerden biri) olmasıdır. Sorudaki olayda, 123 promil alkollü araç kullanmak, Yargıtay içtihatlarına göre 'bilinçli taksir' (TCK m. 22/3) halini oluşturur. Olayda iki mağdur bulunmaktadır: 1) Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan mağdur: Bu yaralanma TCK m. 89/1 kapsamındadır. Bu fıkra kapsamındaki yaralamalar, bilinçli taksirle işlense dahi şikayete tabidir. Bu nedenle bu mağdurun şikayetçi olmaması durumunda, bu yaralamadan dolayı sanık hakkında kamu davası açılamaz veya açılmışsa düşme kararı verilir. 2) Kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanan mağdur: Bu yaralanma TCK m. 89/2-b kapsamında nitelikli bir haldir. Suç bilinçli taksirle işlendiği için bu yaralama şikayete tabi değildir. Bu nedenle, bu mağdur şikayetçi olmasa dahi sanık hakkında bu eylemden dolayı yargılama devam eder ve koşulları varsa cezalandırılır. (Bkz. Yargıtay 12. CD, 2015/9301 E., 2016/9405 K.) (Kaynak: tck-madde-89-taksirle-yaralama-sucu.html)