Basit yargılama usulüne tabi bir davada, davalı taraf cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamıştır. Davacı, daha sonra davasını ıslah ederek talep miktarını artırmıştır. HMK m. 319 ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde, davalının ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunup bulunamayacağını tartışınız.
HMK m. 319'a göre basit yargılama usulünde savunmanın genişletilmesi yasağı, cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. Bu nedenle, davalı normal şartlarda cevap dilekçesinde ileri sürmediği zamanaşımı def'ini daha sonra ileri süremez. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn. Yargıtay 9. HD, 2017/3834 E., 2017/3046 K.), dava konusunun ıslah yoluyla artırılması, davalıya ıslah edilen kısım için yeni bir savunma hakkı tanır. Dolayısıyla, davalı taraf, ıslah dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren HMK m. 317/2'de öngörülen iki haftalık süre içinde vereceği dilekçe ile veya ilk duruşmada sözlü olarak, ıslahla artırılan miktar için zamanaşımı def'inde bulunabilir. Bu defi, davanın başlangıcında talep edilen kısım için değil, sadece ıslahla artırılan kısım için geçerli olur. (Kaynak: hmk-madde-319-iddia-ve-savunmanin-genisletilmesi-veya-degistirilmesi-yasagi.html)