Askerlik görevini yapan bir er, kendisine ve koruması altındaki bir sivile saldıran silahsız bir kişiye önce yumrukla vurup yere düşürmüş, ardından yerden kalkan maktulün üzerine yürümeye devam etmesi üzerine elindeki süngülü tüfekle ölümcül bir yara vermiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararında, sanığın kastının 'öldürme' mi yoksa 'yaralama' mı olduğu nasıl tespit edilmiştir? Bu tespitte hangi kriterler göz önünde bulundurulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #303997

Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2015/705 E., 2019/59 K.), sanığın kastının 'öldürme' değil, 'yaralama' olduğuna hükmetmiş ve eylemin TCK m. 87/4 (Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma) kapsamında kaldığına karar vermiştir. Bu sonuca varırken şu kriterleri dikkate almıştır: 1) Olay öncesi: Sanık ve maktulün birbirini tanımaması ve aralarında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmaması. 2) Olay sırası: Sanığın önce daha az zarar verici bir yöntem olan yumruk kullanması, maktulün göğsüne tek bir süngü darbesi vurması, havanın kararmaya başladığı bir ortamda özellikle hayati bir bölgeyi hedef aldığının net olarak saptanamaması. 3) Olay sonrası: Sanığın, maktulün yaralandığını görünce herhangi bir engel olmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son vermesi ve yardım çağırmak için tanığı karakola göndermesi. Bu davranışların bütün olarak değerlendirilmesi, sanığın birincil amacının öldürmek değil, saldırıyı defetmek amacıyla yaralamak olduğu sonucunu doğurmuştur. (Kaynak: askerin-silah-kullanma-yetkisi-ve-siniri/)